ben – blog / bir teknoloji insanın kişisel blogu
Haziran, 2009 için arşivi
kocaeli trafik eğitim parkı
Haz 14th
proje çok güzel bir proje ülkemizdeki en büyük sorunlardan birine trafik kültürüne bence büyük bir katkı ağaç yaşken eğilir demişler ve ortaya bu proje çıkmış.
projeyi yapan buradan veya yan tarafta blogunun linkine ulaşabileceğiniz çok sevdiğim arkadaşım ve anadolu demokrat gençlik hareketi genel başkanı çağlar demiral. yukarıdan sunuyu izleyin bana hak vereceksiniz.
tam bunları yazarken aklıma bir de şu geldi çağlar başkan birde minibüsçü, taksici ve kamyoncu eğitim parkı projesi yapmayı düşünürmüsün bence türkiyenin bu parkada en azından diğerleri kadar ihtiyacı var ne dersiniz…
özel ortadoğu lisesi ve anılar …
Haz 6th
yıllar önceydi nerdeyse 7 yıl olmuş evet yıllar önceydi diyebilecek kıvama gelmiş düşünsenize anısı bile yıllar önce olmuş bir lise-kolej şu ansa sanki başka bir hayat gibi geliyor bana; özel ortadoğu lisesi veya bizim tabirimizle odl…
evet o zaman üniversite 2. sınıftaydım yanlış hatırlamıyorsam aklım bulutların bile ötesinde şimdi nerdeydi bulmak zor. kız arkadaşımla bir bardan çıkmış ve galiba izmire gitmeye karar vermiştik şimdi ne kadar alakasız geliyorsa o zaman o kadar zevkliydi. arabaya atladık otobana girdik tam kartal tabelasını görünce aklıma eski okulum geldi saat gecenin üçüydü kız arkadaşım ne yapıyorsun derken ben kartal çıkışına saptım. gel dedim seni okuluma götüreyim çıktık yıllarca teptiğim yollardan biraz değişmişte olsalar okuluma geldik ama tabela değişmişti; o zamanlar 8 yıl boyunca yatılı okuduğum ve çok sevdiğim okuluma gelmiştim ama bilenler bilir yukarıdaki girişin (okulun iki ana girşi vardı ve bunu yanında atladığınız(mız) duvar girişleri) okan üniversitesi olduğunu gördüm. gittik bekçi hafif uykulu biz ise günü ortasındayız tıklattık bu sırada “manyakmısın” şeklinde uyarılsam da orası benim 8 senelik evim ve dinlemeden tıklattım cama. karşımda şimdi hatırlamadığım ama okul yıllarından tanıdığım ve muhabettimiz olan bir bekçi şaşırdı beni görünce ne arıyorsun dedi bu saatte şaşkınlıkla. “ben geldim” dedim “okulumu özledim ” gel dedi içeri girdik bekçi kulübesine kız arkadaşımla . birer çay içtik benim bekçi çayı dediğim kulübede yapılan tadına doyamadığım çaylardan biriydi. muhabbet ettik bekçi birkaç anı anlattı güldük hep beraber. sonra dedimki “abi gezdirebilirmiyim okulu kız arkadaşıma” bekçi biraz tedirgin : “aman dedi yakarsın beni” ama tabii yılların hatırı ikna oldu gece saat 4 gibiydi girdik okulumuza değişen ve uzaklaşan okuluma. yıllarca yürüdüğüm okulun bahçesinde bir banka oturduk ben kaldığım odaların camlarını göstredim dışarıdan, yatılı günlerimi anlattım , ahmet hocanın “hade bakem uyanın, akşam yatmak bilmezsiniz sabah kalkmak” diyen o özlediğim uyandırmalarını ve daha bir çok anıyı uzun uzun. okulumu takdis ettim dışından ama sanki odalarında yürüyormuşçasına. anılara daldım…
ben özel ortadoğu lisesine yatılı olarak başladığımda 10,5 yaşında bir çocuktum mezun olurken ise 19 yaşında bir genç olmuştum. beni bu okul büyümüştü deyim yerindeyse…
sabah ezanı okunurken okuludan bekçiye teşekkür edip çıktık gizlice.izmire doğru yol aldık…
o gün ayrımsamıştım artık hayatımın bir döneminin kesinlikle bitip diğerinin başladığını…
o günden sonra ben bir daha okuluma uğramadım. nedense acı verdi biraz o güzel anıları en canlı haliyle yaşamak bana.
bugüne kadar bunu sadece ben şimdi eski olan kız arkadaşım ve o geceki bekçi biliyordu ama nedense bugün yazmak istedim,nede olsa suç zaman aşımından düşmüştür…
bugün yağmur yağdı ve ben şemsiyemi kapadım…
Haz 3rd
bilenler bilir yağmuru hiç sevmem(sevmezdim) hatta öğrencilik dönemimde araba mevzunun bana tek ve yanlızca koyan tarafı yağmurda bir yerden bir yere gitme zorunluluğu olurdu mümkünse gitmez mümkün değilse de söylene söylene şemsiyemi alır çıkardım sırf bu yüzden hep etrafımda bir şemsiye hala bulunur.
bugün bir yandan bir ufak dinlenme bir günlük boşluk ile eve gelmişim son dönemde tv olayını nerdeyse bitirdiğim için kız kardeşimin mp3 listesinden türkçe bişeyler çalıyorum bilgisayardan rastgele seçme modunda arkada bertuğ cemilin yağmur şarkısı balkonda güzel havada bir güzel kahvelerimizi içtik yanımda bir arkadaşla muhebbet ede ede. tam dışarı çıkacağımız sırada bir gök gürültüsü ben hemen içeri girdim arabanın anahtarını aldım ve dışarı çıkarken arabadan şemsiyemi kaptım.
evim izmitin tek yürüyüş yolu olan cumhuriyet caddesinden ( yerel de bende dahil olmak üzere sevgi yolu diyenler çok) yağmur altında şemsiyemizle yürüyorduk birden aklıma şarkı geldi dedim ki kapatalımmı şemsiyeyi ( çook eskilere giderek içimden…) olur dedi . kapattık şemsiyeyi yağmurun altında kapalı şemsiye biz ıslanarak yürüdük zevk ala ala. belki de ben ömrümde ilk defa isteyerek yağmurun altında isteyerek ıslandım şemsiyem elimde kapalı, sade yaz yağmurunun tadına vararak ve bize bakan insanların “bunlar ne yapıyor yağmur altında şemsiyeleri kapalı ıslanıyorlar, (romantikler-saftorlar, v.b.)” bakışları altında yzüzmde bir gülümsemeyle….
bu fotoğrafı da internette yazının resmini araştırıken buldum elim gitmedi delete ( silme) tuşuna basmaya…


