ben – blog / bir teknoloji insanın kişisel blogu
dizi/film
struck – aşk sizi bulur siz onu bulamasanız bile
Kas 10th
[vimeo]http://www.vimeo.com/6927471[/vimeo]
struck çok ödüllü bir 7 dakikalık bir kısa film nerden denk geldim hatırlamıyorum ama bir tatil günüydü e insan da cinemania olunca da denk geliyor. film in oyuncularından bazıları tr de gösterilen dizilerin starcıkları olan “leverage” dan beth riesgraf ki buradan ekşisözlük entry sine ulaşabilirsiniz ,efendime “my name is earl” den ethan suplee ki onunda entry sine şuradan ulaşabilirsiniz.
kısacası çok beğendiğim bir kısa film başlığa da yazdım aşk sizi bulur siz onu bulamasanız bile …
filmin resmi web sitesine buradan ulaşabilirsiniz
geceyarısı öpücüğü – in search of a midnigt kiss
May 7th
bilenler bilir film izlemeyi severim, bağımsız sinemayı daha da çok severim. uzun süredir doğru dürüst film izleyemiyorum yoğunluk problemi film izlediğim zamnda da ya düşünceli oluyorum yada yorgunluktan moronlaşıyoru, tam tamam moda girdim deyince de izlediğm film çok zaman sonraı kavuşulmuş vaha olma beklentisiyle izlendiği için tatminsizlik yaratıyor.
ama bu gidişe geceyarısı öpücüğü filmi son noktayı koydu uzun süredir izlemediğim bu satar, şöyle bişeyde koyalım v.b. gibi piyasa filmi olmayan(ki zaten kendisi bağımsız film) romantik bir film izledim ve içime sindi. film tek bir günü ele alıyor ve aslında tam da bugünün insanının içindeki aşkı arayışı çok ta güzel gözler önüne seriyor filmdek bir sahnede esas oğlanımız ile esas kızmın karşılılı oturmuşlar ve birbirlerini tanımaya çalışma konuşması içindeyken
- oğlan kıza; ” bi ilan (craiglist.com siteye girin bakın gerçekten de sadece ilan sitesi olduğunu göeceksiniz eş bulma sitesi değil herşeyin buşunduğu bir site) sitesinden neden insanlarla tanışıyorsun” diye sorar
- kız: ” gerçek aşkı arıyorum” der …
galiba yukarıdaki replik söylemek istediklerimin kısa bir özeti
filmin, tanıtıcı videosu(trailer) posteri ve bilgilerini yazının devamında bulabilirsiniz.
ıssız ada (m)
Kas 29th
iki gün önceki yazımda ıssız adama gideceğimi söylemişti. filme gittim toparlanmam tam iki günümü aldı. hatta tam da toparlanamadım bile denebilir. hoparlörlerimde semiramis pekkan dan “bana yalan söylediler” müziği dön baba dön durumları. yani film içine almış beni. filme izmitte yenilenene ama neresinin yenilendiğinin benim pek anlayamadığım kilim belsa da gittik. gittik diyorum çünkü daha önce şuradan ulaşabileceğiniz yazımda bahsigeçen yasinle gittik ha böyle romantizme iki sap ne alaka derseniz tercihlerim(iz) daha değişmiş değil ama naaparsınız blogu takip edenler bilir olayların gelişmesini deyip kestirip atayım.
filme marcel proust un ,kimdir diyenler şuradan buyurun, “çiçekaçmış genç kızların gölgesinde” kitabında ve “guarmantes tarafı” da yazdığı gibi beklentilerimi fazla yüksek tutup hayal kırıklığına uğramamak vede spoiler a da uğramamak için hakkında sadece kızkardeşimin “abi mutlaka gitmelisin” önerisinden ve “dilek önder” in köşe yazısından çok kısa bir kısmı yanlışlıkla okumaktan başka ve teaserını seyretmekten başka bir bilgiyle gitmedim.
yazının bundan sonrası spoiler içerebilir….
filmler aslında bir tarafıylada sizi yakaladığı zaman o filmle alakalı bir bağ kurar ve beğenirsiniz benim görüşüme göre.. filmde de çokça kendimi gördüm kısım kısım ama en çok kötü olduğum taraf ayrıldıktan beşyıl sonrasında kızın ingiltereye gitmesi v.b. olaylarının olduğu kısım ve esas oğlumuzun hala o takayı saklıyor oluşuydu ama en önemlisi ve en çarpıcısı benim açımdan bende hala fularını saklıyorum ve en kötüsü her koklayışımda fulardan biraz daha uzaklaştığını görüyorum kokunun…..
ve en son olarak filmdeki ilginç bir konu çekti yasinle benim dikkatimi filmin başında esas kızımız gayet normal sradan bir kızdı ama film içinde esas oğlanla beraber tanıdıkça kızımızı ve gördükçe içindeki güzelliği o güzellik yüzünede vurmya başladı ilginç bir şekilde ..
buradan resmi sitesine ulaşabileceğiniz filme mutlaka gidin derim çünkü unutmayın bence bu film birgün gelecek karşıza türk sinemasının klasiklerinden olacak ve belkide sizde anlatacaksınız sonraki nesillere işte şöyle gittim sinemada izledim diye tıpkı babalarımızın, annalarımızın bize ” selvi boylum al yazmalım” a sinemada gitme hikayelerini anlatıp onlara gıpta etmemiz gibi ….
arkadaşlar analytic ten gördüğüm kadarıyla afiş için gelen çok ve afişi flickr dan indiremiyor ;
afişi indirmek için şuradan buyrun (rapidshare linkidir)
lost sezon 5 posteri
Kas 22nd
zeki demirkubuz filmografisi bitti…
Eki 11th
ilk önce kader filmiyle girdi hayatıma zeki demirkubuz, gerçi “kader”den önce ikilemenin ilk filmi olan masumiyeti yıllarca izlemek istemiştim ama demek çok istememişim ki izleyememişim.
herneyse yıllarsonra yaklaşık bir sene önce kaderi izledim ve bam vuruldum ekrandaki filme ve ben ki vildan ataseveri sevmem filmde hayran kadım kendisine ve tabii ki ufuk bayraktar a. daha sonrasında ise zeki demirkubuz filmografisini tamamlamak kaldı ve dün akşamki “yazgı” isimli fimiyle iş bitti. tüm filmlerini izlemiş oldum zeki abinin ve dedimki kendi kendime “böyle adamlar çok daha fazla film yapmalılar, yapmak zorundalar” …
zeki demirkubuz resmi websitesi için buraya , imdb sayfası için şuraya ve myspace hayran sitesi için buraya buyrun.
zeki demirkubuz filmleri ve yorumlarım;
- kader:
oyucular ve senaryo beni zeki ci yapan film
![]()
- c blok
zeki abinin ( bak bak hemen kanka olduk
) ilk filmi ama en beğendiğim filmi değil şizofren bir film biraz .
- masumiyet
kaderin öncesi çekilmiş ikilemenin ilk filmi ama ben önce kaderi izlemenizi tavsiye ederim devamlılık açısından daha iyi olur. kirin içindeki masumiyet bu kadar mı güzel, masumca ve yalın anlatılır.
- üçüncü sayfa
bir üçüncü sayfa haberinden ortaya çıkmış film. yine aynı yalınlık ama bu sefer tam bir görünmezler filmi
- yazgı
bir uyarlama filmi yine başlı başına bir güzelik ama filmografisinde en az tuttuğum film olur kendisi
- itiraf
yine şizofreni bir film ne diyebilirim ki ..
- bekleme odası
bilmiyorum bu filmdeki ruh kendimi gösterdi bana, onun içindir ki bu film böyle ayrı bir yerde benim için kendimi bulduğum bir film. aynı zamanda başrolde de kendisi var oyuncu olarak.






