genel olarak

kpss ve çanakkale ye road trip

çanakkale kilitbahir

çanakkale kilitbahir

ne zamandır yazmıyorum aslında elimin altında da internet var ama neden bilmem askerlik hali diyelim.

gelelim hikayenin başlangıcına askere daha yeni geldiğim dönemlerdeydi kışla içinde salak salak dolaşıyordum o sırada askerdeki ilk günümden beri buddy m olan can ,ki kendisi izmirin havasında nasibini almış benim inşaatçılığıma karşın makinacı olan çok sevdiğim yakışıklı arkadaşım oluyor, dahiyane fikrini bana söyledi kpss ye girecektik bunun için kayıt işlemleri için bir gün sonra gelen kargo için bir gün ve tabii ki sınav için de bir gün harcayacaktık buda ara toplamda 3 gün demek oluyordu. fikir ne yalan söyleyeyim aklıma yattıüç gün üç gündür dedim hemen ertesi gün ilk iznimi aldım ve kaydımı yaptırdım gel gelelim bana uzun gelen zaman içinde ben kışlaya alıştım rahatım yerine geldi gezdikçe gezdim, bizim sınav unutuldu gitti…

dün canla yine beraberiz  buddy dedi “gidiyoruz sınava” bende ok dedim gidelim. çanakkale de giriyoruz ikimizde on sekiz mart üniversitesinde.   seni sabah erkenden uyandırıcam dedi tamam dedim boynum bükük bu arada internetten terzioğlu kampüsüne nasıl gidilir s yazının devamını oku »

askerlik ve ben ne demeli hmmm

askerlik ve ben

merak edilen sorulara cevapları vereyim :

askerliğim nerede: çanakkale –  gelibolu 333 kd en bitlisinden piyade oldum

uzun saçar gitti kısa saçlı halim daha karizmatik diyorlar tabi ama 101 erkek var yani görüş olabildiğince erkeksi ne kadar güven olur bu kadar testesteron hormonuna bilinmez :)

1 ay geçti ne çok yavaş ne çok hızlı orta karar artık yeminimi de ettim ve usta askerim ona göre :P

askerlik jargonuna hala çok uzağım yok efendim şafak havada yok efendim kulaktan şafak almak hala anlamış değilim olayı bakalım kasacağım anlamak için

askerlik kolay geçti beklentilerimin çok ötesinde iyiydi yani hani anlatırlar ya iki hafta duş alamadık yok 3 dakkikada duş aldık geneli yalan diyeyim tabii belkide ben iyi yerdeyimdir sanki yıllanmış asker

askerde 3 kilo almışım hem de yediklerime dikkat ederken ama kardeşim her öğünde de tatlı verilmez ki sevgili tsk

özlediklerim:

tuvalette gazete okumak

kalıp sabunla el yıkamak – sabunlar hep sıvı ve ben sıvı sabun  sevmem

tuvalet kağıdı – yaw selpaktan tuvalet kağıdı yapmaktan bıkıo insan

bla bla bla

değişmeyenler:

miskinliğimde değişme yok yazıyı bile geliboluya yola öıkmadan 10 dakka önce yazmaya kasıyorum hiç bişey yapmadım bol bol yattım yemin töreni sonrası

herneyse daha fazla yazarsam geç kalıcam sonrada ceza alıcam yusuf yusuf yusuf e rahatız ama o kadar da değil

son anda aklıma gelenler annem de ters ters kesiyo beni ama  :

söz  teğmen bekir elmacıoğluna ait çok tuttum sözü : arkadaşlar mazeret göte benzer herkeste vardır

ne doğru laf yaw  dimi

p.s.: site içindeki askerlik konulu yazılarım tamamen hayal ürünü veya yarı hayal ürünü veya bilinçsizce veya kendini bilmez bir halde kafası bir karış yukarıdayken bilinçsizce veya nuri alço gazozuna hap attıktan sonra yazılmıştır ciddi ve gerçek kabul edilmemelidir yok eğer ederim diye tutturulursa bu sefer deliye yatar ben kabul etmem :)

askere gittim dönücem…

[dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/x1jdr9_status-quo-in-the-army-now_music[/dailymotion]

başlığı dindar esnafın ; “namaza gittim dönücem” yazısından espiri anlayışıma göre, ki garip gelebilir, kendi askerliğime göre uyarladım, askerliğime verin. şimdi öncelikle son iki yazıdır, yazının arka fon müziğini belirlesem de idare edin. bu şarkı da tam benim askerlik modumu yansıtıyor şu anda, ki askerlik sonunda ferdi tayfurlara, müslüm babalara dönmeyiz inşallah …

şimdi yazıyı okuyanlar iki şeyi çok merak ediyorlar 1- nereye askere gidiyorum, 2-kısa saçlı halim nasıl veya başka bir deyişle hıyara dönmüşmüyüm…. ceavaplarınızı yazının sonunda alacaksınız.

aklıma gelmişken bu yazıyı dün gece  saat 11 sularında yazdım ama bu akşam tam da ben tahminen  nizamiyeden girerken yayına sokacak şekilde ayarladım. belki de sebebi güle güle diyemem olabilir. ama naapalım sevmiyorum ben hoşçakalları..

askerlik öncesi son sözlerim : yazının devamını oku »

izmitten geride kalanlar…

[dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/x867my_ebnem-ferahhocakal_music[/dailymotion]

bir önceki yazımda aynen aşağıdaki alıntıdaki cümleleri yazmış ama sonrasında da kendimi kaptırıp peşreve başka başlamışım selamı başka vermişim. kaldığım yerden gemiyi tekrar rotasında koyalım…

bir öceki yazının alıntısı;

…ben de kocaelinden ayrılışım anısına bir yazı yazayım dedim kocaelinden aklımda kalanlar ve özleyeceklerim – özlemeyeceklerim şeklinde sıralamak istedim…

bir önceki yazıda neyin nesi diyenler buradan buyrun.

özleyeceklerim;

  • sapanca pazar tembellikleri : sapancayı bilmeyen yoktur sanırım ama göl kenarındaki özel yerleri bulmaksa bemim çok zamanımı aldı ve buralarda en güzel zamanlar kesinlikle göl kenarında kahvaltı ve sonrasındaki yatışları; özleyeceğim.
  • kousat : kendileriyle geç tanışsak bile birbirimizi sevdik .
  • radyo ki : kocaeli üniversitesi iletişimin radyosudur kendisi zaman zaman saçmalasalarda tam benim modumda çaldıkları parçalarla çok tutardım kendilerini. yazık ki sadece kocaelinde yayınları var.
  • yürüyüş yolu ve yürüyüşleri : izmit’in yegane yolu bence. resmi olarak ismi cumhuriyet caddesi, eskiden demiryolu geçtiğinden halk caddeyi demir yolu caddesi diye biliyor, biz yani üniversiteli arkadaşlar da sevgi yolu diyorduk. evim de bu cadde üstünde olduğundan ve ben de yürümeyi sevdiğimden bu yol üstünde çok yürüdüm. özellikle gecenin herhangi bir saati sakin sakin yürüyüş gibisi yok. cadde tam 1200 mt benim evimden yürüdüğüm son noktaya (yere çakılan levhalardan biliyorum).
  • kolpaçinolar : bunlar aslında bi o kadar sevmeme rağmen güldüğüm bi gurup izmitte de çokça var beni neşelendirirler. bol bol konuşturun ama çok ta samimi olursanız kesinlikle sorun oluştururlar o yüzden dengeyi iyi koyun.
  • dolby dizi-film keyfi : şöyle özetleyeyim bir yaz gecesi yine full ses bi film izliyorum. bi ara sessizlik oldu filmde o ara bi ses; “pşşşt film izeyen” diyor çıktım balkona adamın biri karşı apartmandan filmin sesine uyanmış. bendeki dolby sesi siz tasavvur edin. ama benim canım komşularımda çıt yoktu, severdik birbirimizi…
  • ev eğlenceleri : nam-ı diğer ev partisi derler ki bu ismi sevmem. şehr-i izmitte bar olayı zayıf olduğu için ev eğlencesi ortamı güzel ve samimi olur. sağolsunlar bolca çağırdılar envai çeşidine. son son doymuştum iyiden iyiye.
  • çalışma koşulları : istanbulda çalışmış biri olarak oradan sonra izmit ne bileyim tatil beldesi gibi geldi diyeyim anlayın…
  • trafik : işten eve gidişim 10 dakika ki istanbulda bu mesafeyi en az 1 satte gidebilirdim.
  • evim: ben  bu listeye evim diye yazacağımı hiç sanmazdım sonuçta bekar evi ve izmit merkezde oturan herkes gibi bizim binada yıllanmış eski bir bina idi ama evi boşaltınca gözlerim yaşaracaktı nerdeyse. ne anılarım geçmiş canım evimde neler yaşamışız off be…
  • aşkın iki kişilik bir yalnızlık oluşunu:aşk iki kişilik bir yalnızlıktır”  lafı benim başucu cümlelerimdendir; birçok bakış açısıyla. ilginçtir ama bu sözün kastını bu şehirde anladım ben…

özlemeyeceklerim ;

  • kolpaçinolar : bunlar beni güldürdüğü kadar kabak tadı vermeyi başaran ender yaratıklardır. o yüzden adamı böyle hem sevdirirler hem sevdirmezler kendilerini…
  • akşam saat 10 havası : şimdi bu şehirde akşam 10 olduğunda garip bi koku yayılır havaya özellikle yahya kaptanda oturanlar buram buram alır kokuyu. biri fosfor fabrikasından geliyor koku demişti ama bilmem…
  • tikky kafeleri : şimdi ben bunları anlamıyorum benim evimin hemen yanında konuşlandıkları için bol bol önlerinden geçerim, arkadaşlarım gelince de yakın diye orada buluşurum mecburen ama çakma dekorasyonlu kafelerde bu kadar fahiş fiyatlar ilginç…
  • barları – fuarı : yok bu şehirde istanbuldan gelen için bar kavramı yok, canlı müzik hak getire. fuar desen on yıl içinde camii li bi aile muessesi oldu barlar kapandı.
  • usta yokluğu : arkadaş bi şehirde usta bu kadar mı zor bulunur önüne gelen ustayım mı der. 9 yılın sonunda hakkıyla yapmayı öğrendiklerim: boyacılık, elektrikçilik,telefonculuk, hat çekme naapalım yapanını bulamayınca kendimiz öğrendik.
  • trafik yönleri : yok bu şehirde trafik yok ama misal benim evimin sokağına yön ihlali yapmadan gidebilmek için resmen 8 çizmeniz lazımdı. trafik yönleri bi ters…
  • dünyanın en küçük büyük şehri : şehr-i kocaeli öyle bir şehir ki dünyanın belki de en küçük büyük şehri denebilir. ben ilk üniversite için şehre geldiğimde benden eski arkadaşlarım bana demiryolu caddesini, fethiye caddesini ve sahil yolunu gösterdiler, şehir bitti dediler ben inanmak istemedim ama şehir kaba hatlarıyla bu 3 ana güzergah ve e-5 in etrafına yayılmış mahalleler şeklinde.

aslında liste çok uzayıp gider ama ben bir çırpıda aklıma gelenleri yazdım gelecekte aklıma gelirse ek yaparım…

şimdi yazının başında muhtemelen şebnem ferahın hoşçakal şarkısının neden koyduğumu merak ediyorsunuz ama bir de şu gözle dinleyin şarkıyı; ben izmitten gitme ihtimalim kesinleşince şarkıyı dinleyip çok gezdim o sevmediğim sokaklarında izmitin. sizde şöyle düşünün bu sefer; sarkıyı bir sevgiliye değil de, şehir şehir gezen ve şehirleri canlı olarak gören birinin söylediğini düşünün…

kocaeli, izmit ve pişmaniye isimleri nereden geliyor, nasıl geliyor ….

kocaeli karlı

kız kardeşim dikkat etmiş çocukluğumdan beri her dokuz yılda bir şehir değiştiriyorum. durum mutad şuana kadar. 3. şehrim de şans bu ki, kaderin bir oyunu sonucu kocaeli veya ikinci ismiyle izmit oldu. oldu diyorum çünkü askere gitmek üzereyim ve 9 uncu senenin sonundayız. ne diyeyim darısı sıradaki şehirlerin başına ama çok daha kısa süreli olması dileğiyle.

ben de kocaelinden ayrılışım anısına bir yazı yazayım dedim kocaelinden aklımda kalanlar ve özleyeceklerim – özlemeyeceklerim şeklinde sıralamak istedim. ama ondan önce bir yazıyla kocaeli ismi nerden geliyor sorusunun yanıtını bulayım istedim. son dönemde kentler hakkındaki böyle ıvır zıvır bilgi araştırmayı seviyorum naapalım.

neresi kocaeli, neresi izmit ;

bana hep sorulan sorudur izmit nereye deniyor kocaeli nereye. genel olarak izmit şehrin merkezine verilen isim ama izmitliler ( bende de izmitlilik belirtileri had safhada) ve artık izmitli olanlar tüm kente izmit derler. aslında şehrin tamamı; yani izmit,kandıra, gebze, bla bla bla… gibi tüm ilçelerin toplamına  kocaeli denir. böylece fiziksel sınırları da çizmiş olduk

kocaeli ismi nerden geliyor;

bu bilgiyi benim de üniversite birinci sınıfta tarih öğretmenliğimi yapan, hatta bir kitap da hediye etmiştir bana unutmam,  kocaeli üniversitesi öğretim görevlilerinden şener aksu’nun buradan ulaşabileceğiniz “yahya kaptan” isimli kitabından öğrenmiş bulunuyorum.

osmanlı o zamanlar imparatorluk değil bir devlet ve hızla genişliyor, yazının devamını oku »