ben – blog / bir teknoloji insanın kişisel blogu
nostalji
ambole olmak üsütne bir yazı
Şub 25th
evet biliyorum uzun süredir yazamıyorum ama neden ahh bir bilseniz nerde ve de neden :p …
bildiğiniz gibi üniversite maceramız kaldığı yerden devam etme durumunda o yüzden geçen haftadan beri kendime yüklenmiş durumdayım iş – okul derken naapalım akşam ondan önce eve gelemiyorum eve gelince de pert oluyorum (pert = bitmiş tükenmiş) bubir önceki parantez de üniversite etkisdi diyeyim siz anlayım tabii bu arada olanları kısaca özetleyeyim…
- godaddy hostta ayrıldım blue hosta geçtim ama admin paneli patladı godaddy ye geri döndüm
- sonunda sitemin dataları patlamaya başladı hızlz yeni bir site üstünde çalışmaya başladım işte data aktarımı problemi var o kadar ..
- üniversite hayatı böyle sonradan gelen için gerçekten zor ama işte mecburuz dayancağız.
- ilginç bir şekilde ruhumdaki azim ve hırs denizi okul için acayip bir şekilde kabardı.
- üniversitenin kahve fişleri hala resimde gördüğünüz gibi aynı
- hem okuyup hem çalışmak ikisinide iyi yapıcam diyince gerçekten zormuş, opkuyup çalışanlara saygım arttı ve biraz da ukalalığım yüzünden utandım.
- inşaat mühendisliğinin web sayfasını yaptık ayağımızın tozuyla wavvv bu ne hız dedim kendi kendime tabii erkan hocamla berbaer oldu diğer türlü ben tüm ilişiiimi kesene kadar teslim etmezdim bu sayfayı ama naapalım
- çocuk okutmak masraflı kardeşim bu devirde vessellam
…
internetin tarihçesi
Şub 13th
bu akşam vimeoda dolanırken gözüme çarptı çalışma harika bi video-animasyon yapmışlar internetin tarihçesi hakkında. taa 1957 yılına kadar giden, ki ben bu kadar eskiye gittiğini bilmiyordum, internetin tarihçesini harika bir şekilde basit ve anlaşılır bir dille anlatmışlar izleyin derim izlediğinize değecek…
[vimeo]http://vimeo.com/2696386[/vimeo]
p.s.: animasyonun dili ingilizce ama basit kelimler kullanılmış…
ahmet haşim büyük şair ve yazarmış …
Şub 10th
türkiyede okuyup ta “ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak… sular sarardı… yüzün perde perde solmakta, kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…” bu dizeleri bilmeyen yoktur. bended klasik bir türk öğrencisi olarak yıllarca bunu ezerden biliyordumbu sıralar klasik türk edebiyatına merak saldım ve sırayla okumaya başladım bir nevi temizlik evden başlar misali bunlardan biri de ahmet hşim oldu aslınde hep aklımda pekte iyi bir şair olmadığı izlenimi vardı. ama “bize göre” isimli köşe yazılarını topladığı kitabını okumaya başlayınca fikirlerim tamamen değişti. bir insan bu kadar mı duru bu kadar mı şiirsel olabilir, olabiliyormuş. sırada diğer kitaplarıda var bakalım naapıcaz…ama herkese tavsiye ederim mutlaka ama mutlaka.
p.s.: bu arada üniversiteye hazılık öğrencileri mutlaka ahmet haşim okuyun çünkü nerdeyse türkç okuma parçalarını bu yazılardan alınmış….
aşkın şairi; nazım hikmet ran
Oca 17th
aslında bu sıralarda bloglarda, medyada kısacası heryerde bir nazım hikmet yazısı yazılıyor, sebeb-i harbiyesi de ( bu eki türkçe huyları da selahattin duman ekolünden) nazımın t.c. vatandaşlığına kabülü. ama bunun yanında birşey dikkatimi çekti nazımın hep siyasi yönü ele alınıyor yok vatanını severdi, yok tam bir komünistti v.s. bende bendeki nazımı anlatmak istedim belki okul ödevini yapmaya çalışan biri okur da bakış açısı değişir v.b. diye…
aslında birçok duydduklarımdan öğrenirim diyenin zannettiği gibi adı nazım soyadı hikmet değildir nazım hikmet adı, ran soyadıdır. nazım hikmet gerçekten de sağlam bir komünist miş ama bu onun vatanını rusyaya satması manasına gelmiyor sadece ülkesi için en iyisi dediği rejim komünizm. ayrıca bence onun hayali ütopya idi o öyle bir ülke hayaliyle yaşadı tıpkı romantik komünist kitabında dediği gibi…
gelelim yazının kaynağına; hayatım boyunca özellikle siyasi kişilikler ve olaylar hakkında kulaktan dolma bilgiler öğrenmek istemedim tam tersine mümkünse kişinin kendi yazdığı bir kitap varsa onu okumayı tercih ettim nazım hikmet te de benim fikirlerimi en çok şekillendiren eser piraye ile mektuplaşmalarının olduğu zannedersem 2 ciltlik kitap oldu evet büyük bir şairdi ,ki nedenini en sona saklıyorum, ama çokça çapkınmış birine bağlanmaktan genelde çekinmiş ve piraye onun sevgilisi- karısı olmanın yanında belkide çokça da zor dönemlerinde sarılacağı bir dost olmuş yani öyle çok deryalar gibi bir piraye aşkı yok ortada benim gördüğüm haa evet nazım sevdimi bir kadını, bir düşünceyi çılgınca severmiş yani aslında nazımın bütün aşkları bir romanmış…. (tabii benim okuduklarımdan çıkardıklarım bunlar )
ama en çok memleket şiirleri falan demeyin en çok aşk şiirleri güzelmiş aşağıda yazdığım şiiri yazının devamını oku »
üniversite hayatı bıraktğım gibi…
Oca 8th
yaklaşık 3 senedir üniversite hayatından tamamen uzak kalmıştım son gelişmeler ve af çalşmaları sonucu dün tam da izmitte bana yakın olan joven de otururken birden kapıdan çok eskiden taa üniversiteden tanıdığım bir alt sınıfım olan tanıdığım uzu süredir göremediğim zafer i gördüm ,adam namı diğer lostun “sawyer” ının birebir kopyası bir arkadaş, biraz muhabetten sonra gel dedi arkadaşlara gidiyorum, bizim bölümden (bu arada arkadaşlar dediği benim ortalama 4 alt sınıfım olan çocuklar
) tamam dedim geliyim hem üniversite ortamına girelim tekrardan özlüyor insan..
üniveriste ortamlarında değişmeyenler…
- hala acayip derecede içiliyor
![]()
- final dönemleri hala ders çalışılmıyor
- sınav önceleri hala çalıkan arkadaş kıtlığı yaşanıyor
- ders çalışmayanlar ders çalışanların aklını hala çelebiliyor.
- hala ertesi günkü sınav önces içip sababah altıda uyuyup saat 2 deki sınava girip geçme hayalleri kuruluyor.
- hala temizlik problemi diz boyu
- hala mutfaklar deney odaları gibi ( küf, mantar yeni yaşam formları)
- hala fena halde yatacak yer sorunu yaşanıyor
- öyle böyle ama hala çok güzel …
resimler in alındığı adres http://www.ozgurblogcu.com/turkish-student-houses-228.html





