ben – blog / bir teknoloji insanın kişisel blogu
resimdeki hatayı bulun…
Eyl 22nd

Bu resim tam da 2008 deki cumhurbaşkanlığı seçimleri dönemindeki protestolar sırasında kocaelinde çekilmiş.. flickr da gezinirken gördüm . fotoğrafı ilk gördüğümde bi gariplik vardı ama sonra dikkatli bakınca resimdeki hatayı anladım …
bakalım siz de bulabilecekmisiniz…
bugün benim doğum günüüümmm….
Eyl 21st

eveeeet bugün benim doğumgünüm ama ne doğum günü ilk defa doğum günümü bu kadar uzun uzadıya hissettim, hatırladım aramasını beklediğim bir kişi olduğunu anladım ama o da aramadı yani gerisinin bir önemi ve yine yağmur yağıyor ve ben gene melankoniğim bilemiyorum yaş gelmiş 28 e bakalım eğer canım sıkılmazda devam edersem bloga 1 yıl sonra nerelerde oluruz göreceğiz ….
herneyse mutlu yıllar bana …

p.s : yukarıdaki resmide google da resim için imaj ararken buldum yıkıldım bari paylaşayım dedim hehehe adı da “happy birthday girl” olsun o zaman
mustafa 29 ekimde vizyona giriyor…
Eyl 20th

her ne kadar son günlerde blog atatük blogu olsa ve bende atanın plaj fotoğraflarını toplamama rağmen bu rahatsızlığımdan dolayı inatla yayınlamasamda bunu da yazmadan geçemeyeceğim ;

can dündarı cocukluğumdan ( orta 1 deydim ilk okumaya başladığımda) beri son dönem biraz salsam da takip ediyorum. herşeyden çok üslubu beni hep mest etmiştir. tabii bunu yanında belgesellerini de atlamamakta fayda var. herneyse can dündar bu sefer farklı birşeye imza atmış ve biografik, belgesel, canlandırma bir film ( ekip videolarından ve fragmandan anladığım bu ) ortaya çıkmış
filmin fragman başlangıcındaki ;
” …. dolmabahçe sarayındaki odasında bilinci kapalı yatıyor. bir ara kendine geldiğinde yatağın karşısında duran tabloya takılıyor gözü. dört mevsim adlı bu tabloyu doğup büyüdüğü rumeli topraklarına benzetiyor. başucundaki afet inan a ; “oraya gidelim afet diyor, herşeyi bırakalım şöyle basit bir ev, ocaklı bi oda çekip gidelim ormanlara hele ben bir iyi olayım da”…”
atatürk e yaklaşımını anlatıyor filmin aslında yukarıdaki satırlar benim hep söylemek istediğimi anlatıyor; duyguları, istekleri , üzüntüleri ve yapamadıklarıyla daha insani – insanca bir atatürk portresi …
filmin web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz .
bugün yağmur yağıyor ve ben…
Eyl 19th

bugün yağmur yağıyor ve ben hüzünlendim gene, aslında blogu ilk açarken teknolojiyle alakalı birşeyler yazarım dedim ama sonraları kafama göre takılmaya başladım belki de tam da online bi günlük gibi yazdım kaygı gözetmedim veya ne derler kaygısından uzak kaldım herkesin ne dediğini yayınlamaya çalıştım küfürler ağırlaşmadıkça çünkü küfürler hayatımızın bir parçası çünkü hepimiz en az bir kez siktir demişizdir aslında şu anda hangi konuyu açsanız saatlerce konuşacak bir sarhoş gibi hisseediyorum hem kim demiş sarhoş olmak için içmek lazım diye hepsi safsata hepsi 21. yy safsataları bir ipodunuz olmadan da havalı olabilirsiniz, içmeden de rahat takılabilirsiniz veya redbullsuz da kanatlanabilirsiniz ama işte bir kere inandırılmışız onsuz olamama ya ( onun yerine istediğinizi koyabilirsiniz) ve aslında belkide bu yüzden hep daha mutsuz oluyoruz günden güne mutsuzlaşıyoruz elde ettiklerimizle mutlu olmak yerine elde edemediklerimiz için hırs yapıyoruz, mutsuz oluyoruz.. bilemiyorum.ama en kötüsü okumuyoruz ey halkım nazım ne demiş bir şiirinde koyun gibisin ey halkım….. ve en kötüsü chilsin alabildiğine….
blog sanki atatürkü sevme ve – veya sevmeme blogu oldu son günlerde, bu beni ayrıca rahatsız ediyor hem de çok çünkü resme bakan hemen yapıştırıyor birşeyler çoğunlukta ve daha da kötüsü anca bana küfür edebiliyorlar çoğu başkada birşey yok, küfürlerin arasında iki cümle bile yok ne diyeyim
ve son olarak bugün yağmur yağıyor ve ben hüzünlüyüm dedim ya aslında hüzün yağmurdan değil terk edilmekten belkide ve belkide bazen insanın karşısındakine kendisini anlatamamasından veya karşındakinin seni inatla anlamak istememsinden, aslında bu bana ortaokul vatandaşlık hocamı hatırlattı ben “hocam beni anlamıyorsunuz” dediğimde beni sağlam bi azarlamıştı asker üslubuyla ama sonra birgün kenara çekip anlatmıştı nezaketin bu ince kuralını ve türkçeci seyhan hocam vardı sokakta ne zaman bir satıcı çocuk görseniz mutlaka birşeyler alın derdi belkide o akşamı dayaksız geçirmesini sağlarsınız kim bilir ve tayfun hocam vardı bana nasıl beyefendi olunur öğreten ve ahmet hocam…. daha niceleri şimdi aklıma geliyorda ne kadar çok şey öğretmişler her ne kadar dinlemek istemesemde ama tek bir şeyi galiba tam öğrenemedim oda ilişkileri….
gökçe ve iremden sonra şimdi de ebru bayır…
Eyl 18th
daha önce buradan okuyabileceğiniz yazımda da bahsettiğim üzere ilk önce irem vardı sonra gökçe kırgız geldi şimdilerde de ebru bayır ve yalan oldu şarkısı bayağı bir gözde gibi şuradan herkes dinlesin sitesine ulaşabildiğimiz ve şarkılarını dinleyebildiğimiz ki sadece 3 şarkı var ve bunlardan birinde birine vokal yapmış diğeri gözde olan yalan oldu(ki benim favorim değil) ve bir de ebru dünyam isimli şarkı ki çok neşeli ve insana reklam jingle ı havası veriyor ( pagasusu hava yolalrı veya orkid [molped in çılğın kızlarına misal
] reklamı na da cuk oturur yani). sesi bana biraz veganın solisti deniz gibi yumuşak ve dinlendirici gelse de karar sizin tabii. bu arada galiba kocaelili biri galiba grand yükselişte çıkıyormuş diyor herkes dinlesin sayfasında ilginç ne diyelim kısmet olursa birgün gider canlı canlı isleris
…
p.s. resmini tam emin olamadığım için koyamadım …
dinlemek için buradan buyrun ;