ben – blog / bir teknoloji insanın kişisel blogu
yeni bir format – şov; ünlü yaşamak
Nis 13th
bu sıralarda amerikada düzmece belgesel diyebileceğim reality şov lar çok gözde bunlardan biride hala yayınlanıyormu bilmem ama “ihanet avcıları” idi e benimde aklıma bir format veya şov geldi paylaşalayım dedim denemesi yapması bedava ama bunu uygulayan biri çıkarsa banada bir çek yollasın ![]()
nedir bu düzmece belgeseller ; aslında olay basit bir hikaye düşünün oyuncularda var ama sadece neler olacağını söylüyorsunuz esinlenme şeklinde oynuyorlar bir senaryoya bağlılık yok .
gelelim benim fikrime : aslında fikir basit ve size tanıdık gelen tarafları olabili, vardır da
belli ünlüleri bir eve toplayalım veya aynı eve toplamasak ta günün belli saatleri bir terapi yapar gibi bir araya toplayalım ve günün diğer saatlerinde de ne yaptıklarını izleyelim. şeçeceğimiz ünlüler temel olarak aşk üçgenleri veya dörtgenleri oluşturacak şekilde olsun. aşk üçgeni veya dörtgeni derken örneğin bir tane aktirisi alalım ve ona ilgi duyan, yazılmış veya aşk yaşamış iki tane daha erkek ünlü alalım ve hatta başka bir dişi ünlü daha bulalım bu dişimiz yazının devamını oku »
şişmanım, şişmansın, şişman…
Nis 12th
5 nisanda bloguma bir yorum daha doğrusu bir not düşmüştü gerçi ben bu sıralar yoğunluk yüzünden bloguda boşladım -4 günde bir yazar olmuşum- ama sonunda bir cevap vermek istedim aslı ya (maalesef soyad bilmiyorum) ve bunu açık cevap olmasını düşündüm hem belki bir kaç kişi bu yazıyı okur ve ona destek olmak ister. Tüm şişmanlar birleşin
yazı:
nis 5, 5:15 PM
“Merhaba Enis,
Ben bir belgesel projesi üzerinde calışıyorum şişmalıkla ilgili ve yardıma ihtiyacım var.
Aşağıdaki bloga bir göz atıp fikir beyan edebilirsen, ya da yadımcı olabileceğin, yönlendirebileceğin birileri varsa cok sevinirim.
http://bedensonuc.blogspot.com/
teşekkürler ;o)
aslı”
cevap:
ilk önce blog u okudum ve aslında gördüğüm en temel özellik şuydu şişmanız mutsusuz ve ne başarırsak başaralım elinde sonunda şişmanız gibi bir imaj oluştu üstümde ama öyle değil bence. evet ben bir şişmanım ama bundan mutsuz değilim gerçekten değilim kilolarımla barışık bir insanım hatta onları seviyorum diyebilirim son tartılmada 127 kilo olduğumu gördüm ha gayret tartının sıfırlanmasına 3 kilocuk kaldı, tartıcı çocukların kabusu olmama da diyebiliriz
. Yani yekünde aslında blogunda bir negatiflik gördüm üzüldüm. Bunları yanlış algılama seni yargılamak adına söylemiyorum, yanlış anlama lütfen. Özellikle bir cümle vardı ki “Bu belgeselde yer alma kararını vermenin çok zor olduğunu biliyorum, çoğumuz şişmanlığından utanmakta, bunu sorun ettiğini inkar etmektedir muhtemelen.” bana ben acaba bu belgeselin konusu olmaktan çok mu uzak kalıyorum dedim. herneyse bukadar kafa şişirmek yeter. her türlü yardıma hazırım hatta çalıştırırsan ışıkları ve action dersen hep beraber kameranın karşısında güleriz ve gösteririz o kadar da kötü bir ruh halinde olmadığımız.
ve fikirler;
bencebelgesel 3 kısımdan oluşmalı veya 4 (dördüncüsü çok medyatik bulunabilir)
yazının devamını oku »
domain satın alma rehberi
Nis 8th
bugün arkadaşlarımdan biri sevdiğim biri bir domain sorunu üstüne aradı, ben de bilgilerimi paylaşmak istedim bu işlere yeni başlayan ve şirketiyle sorunu olan arkadaşlara hem biraz da ciddi konular yazmış olurum çok lay lay yapar oldum son zamanlarda ![]()
nedir bu domain/isim satın almak ve transfer sıkıntısı ;
satın alma: şimdi domain yani alan adı kayıt ettirmek, satın almak, register lamak dediğimiz hizmeti bir şirketten alırız işi bilenler genelde öyle her önüne gelen şirketten almaz bilmeyenler ise en ucuzuna saldırırlar buldukları veya ilk onların aklını çelenden alırlar işin bu kısmı acemiler için seçmece karpuz almak gibidir seçersiniz alırsınız sonuç genelde hüsran olur kabak çıkar aldığınız şirket.
domain şirketimi nasıl seçeceğim ; ilk önce yazımın ticari olmaması için bir şirket adı vermeyeceğimi belirtmeliyim. alım yapacağınız şirketi seçerken ilk önce arayacağınız özellik ve en can alıcısı icann akredite bir şirket olmasıdır ki buradan listeye ulaşabilirsiniz
icann nedir icann dersek aynen icann sitesinden aldığım tanım ;
ICANN nedir?
İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (ICANN) uluslararası düzeyde organize olmuş, İnternet Protokolü (IP) adresi alanı tahsisi, protokol tanıtıcı ataması, genel (gTLD) ve ülke kodu (ccTLD) Üst Düzey Alan ismi sistemi yönetimi ve kök sunucu sistemi yönetimi işlevlerinden sorumlu kâr amacı gütmeyen bir kurumdur. Bu servisler ilk olarak ABD hükümeti ile yapılan sözleşme gereği İnternet Tahsisli Sayılar Otoritesi (IANA) ve diğer kurumlar tarafından gerçekleştiriliyordu. Günümüzde IANA’nın işlevini ICANN gerçekleştirmektedir. Özel-kamuya açık bir ortaklık olarak ICANN İnternetin çalışma kararlılığının korunması, rekabetin desteklenmesi, küresel İnternet topluluklarının daha geniş bir katılımla temsilinin sağlanması ve tabandan gelen, uzlaşma temelli süreçlerle görevine uygun politikaların geliştirilmesi için çalışmaktadır. yazının devamını oku »
proje üretim safhaları
Nis 4th
barlas.net ten aldğım çok hoş bir yazı paylaşayım istedim
copy – paste dir
proje safhaları
- büyük heyecan “ her proje başlangıcında, proje ile ilgilenenler gerçekten büyük bir heyecan duyarlar. önemli bir projeye katkıda bulunacaklardır.
- büyük hayal kırıklığı- proje başladıktan bir müddet sonra, o kadar da heyecan duymaya değmediğini ve de kendi katkılarının o kadar da büyük olmayacağını anlayarak, bir hayal kırıklığı yaşarlar.
- top yekün panik- proje başlamıştır ve de işler o kadar da iyi gitmemektedir. Yukarıdakiler, hem para vermemekte hem de işin bir an önce bitirilmesini istemektedirler. proje ile ilgilenen aşağıdakileri, bir panik havası sarmıştır.
- suçlunun aranması- her projede olduğu gibi bu projede de bir şeyler yanlış gitmeye başlamıştır. yukarıdakiler, hemen bir suçlu aramaya başlarlar.
- suçsuzun cezalandırılması- Bir müddet sonra cezalandırılacak birisi bulunur. çoğunlukla bu kişi, yapılan yanlışa hiç katkı da bulunmamış birisidir.
- projeye hiç katkıda bulunmamışların ödüllendirilmesi- nihayet proje bitmiş ve sıra açılışa gelmiştir. tören esnasında projeye o güne kadar hiç katkıda bulunmamış tüm zevat birer plaket ve prim alırken aşağıdaki emekçiler yine unutulurlar.
bu yazı amerikan inşaat mühendisleri dergisinin kasım 2004 sayısından alınmıştır. demek onlarda da işler aynen bizdeki gibi. bu 6 safha dergide orijinal dilinde şöyle sıralanıyor:
1. Total enthusiasm
2. Big Disillusion
3. Complete panic
4. Search for the guilty
5. Punishment of the innocent
6. Praise and honor for the non-participant
mini-mini kartepe rehberi
Mar 31st
tabii kız arkadaşım ve ben, takip edildiği üzere ikili olunca bir gezinti kıranı giriyorki içimize sormayın yani sponsor bulsak dünyanın öbür ucuna gidicez, herneyse. Genelede gezilerimiz ise tamamen hedefsiz yola koyulma üstüne kurulu çık arabayla örneğin haydi ankaraya gidelim diye var bodruma gibi oluyor abartılı örneklersek.
bu arada arkadaşlardan imla hatalarım v.b. hakkında oldukça övgü dolu sözler işittiğimden artık daha dikkatli yazmaya karar verdim. ee okuyorlar ki hataları buluyorlar demektir dimi canım
.
mini mini rehberimize dönersek ilk önce kartepe neresidir özetleyelim ;c
kartepe neresidir- nasıl gidilir; kartepe aslında eski adıyla keltepe dir. ama işte üstün türk zekası demişki; bu ne kardeşim kel tepe hiç havası yok ” ve inanamazsınız ama bir anda oldu bizim kel tepe kartepe haalı oldu bu saaten sonrada tek rakibi uludağ oldu hatta sloganlarda hep istanbula yakınlığından vurgu yaparlar ( hani uludağdan bilem iyi gibilerinden :p ) kısa magazinel hikayemiz budur.
gelelim nasıl gidileceğine ; istanbul -ankara istikametinden gelenler için daha doğrusu otoban kullananlar sapancadan dalsı sonra greenpark hotel tabelalarını takip etsin zaten işin püf noktası kartepe = greenpark hotel (yazı tarihinde en azından öyleydi) sayılır. E-5 ten gidenlerde yine ankara istikametine gitmeye devam etsinler gooddyear fabrikasını geçtikten sonra sapanca tabelasından dalsınlar elbet bulurlar:)
neden gidilir; aslında bu hayatta herşeyin başı olduğu gibi meraktan gidilir öncelikle sonrasında kar görmek isterseniz gidilir, kaymak isterseniz gidilir, mangal yapmak için gidilir,telesiye görmek için girdilir, tem,iz hava almak için gidilir gidilir babam gidilir yani.
neler yapabilirim – nekadara patlar; şimdi gelelim neler yaparsınız nekadara patlar kısmına bir kere kartepeye minibüs gibin bişi çıktığını zannetmiyorum iyice öğrenin gerçi olmadı maşukiyeyi gezersiniz iki alabalık yersiniz maşukiye de olur biter
yani neden geldim buralara demezsiniz. gelelim neler yapabileceğinize ee ilk öncellikle kayabilirsiniz ki bu sene fiyatlar 25 YTL civarıymış günlük kayak kirasının ve telesiyeler otel müsterisi değilde günü birlikçiyseniz (böyle yerlerde de hep günübirlikçiler 2.sınıf muamelesi görürür nedense sanki ne olacaksa bütçe yetmemiş ama karizmayıda elden bırakmamış tek gün yek güdür deyip gelmiş oda eğlencenin ucundan tutuyor.) 5 Ytl telesiye ücreti var toplam 3 tane tepeye çıkabiliyorsunuz 1- geyik tepe 2-kartepe 3- adını unuttum buranın artık affınızı diliyorum
. geyiktepe çıkıp acayip güzel bir göl , ağaç, yeşillik ve kar manzarası izler isterseniz yemek yer veya çay – kahve içersiniz , diğerleri ise kaymak iin ayrıca buralara telesiye ile ulaşmanız mümkün çay kahve fiyatları öyle aman da aman değil ortalama ne öyle çok ucuz ne de çok pahalı ortadirek yani. bunların dışında otel binasında da oturabilirsiniz ama neyazıkki manzara falan yok o yüzden mutlaka geyiktepe ye çıkın şöyle iki geyik yapın derim( iğrenç espiri oldu ama naapalım dayanılmaz bir şekilde yaptım espiriyi ) bunlardan başkada aslında pek bişey yok yanıma benim gibi 3-4 tosun bulup aslında çöp poşetinden kayma planım var en rezil şekilde adaylar aranıyor yani
( bu da özenle kız arkadaş rezil edilir maddesine hizmet ediyor)
ayrıca unutmadan belirtmeliyim kikartepe çıkışı boyunca birçok mangalcı ıvırcı zıvırcı var . birde kartepeye çıkmadan bir mesire yeri var dağ yolunda alternetif bir ziyaret isteyenlere tavsiye ederim.
sonuç: akşam 7 de tüm telesiyeler kapanıyor ve hafif hafif dağda hava kararıyor yani eve dönüş yolu başlıyor sonuçta gidip görmenizde yarar olan bir yer en azından haa biliyoum(ayıya bak haa diyor da diyebilirler benden söylemesi:) ) dersiniz muhabbet arasında
. bir kaç tane daha otel yapılırsa şayet bence uludağdan eksiği kalmaz şu anda çok sınırlı bir alan ve imkanlarla günübirlikçiler dışında veya birden fazla günübirlik gidiş durumunda sıkılmaya başlayacağınız bir halde
(tabii kayak bana yeter derseniz o başka)