ağlamak için gözden yaş mı akmalı?

sitting and crying

bugün sayfamda bizde daha çok, hatta hemen hemen kitapları dışında tanınmayan ama benim yıllar önce şans eseri gezerken gördüğüm ki bir ara tapınağım gibiydi alım. alkım kitap evinde gördüğüm veparam yetmediğinden alamadığım , ki  bir ara anlatayım hikayesini, aşk mektupları kitabında okuyup tam bir romantik dediğim. “aşka hiçbir şey yetmez. mutlusunuzdur; cenneti istersiniz; cennete sahipsinizdir; tanrı’yı istersiniz.”  diyebilecek kadar aşkı yaşayan ve internette türkçe çevirisini  bulamadığım adele foucher a yazdığı ve umarım gelecekte türkçe çevirisini yapacağım mektubu da şiir vesilesiyle paylaştığım büyük yazar victor hugonun bir şiiri var …

ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
solması için gülü dalından mı koparmalı? yazının devamını oku »

çelik yapılar, acımak ve seval pınarbaşı

yrd. doç. dr. seval pınarbaşı

hayatıma dair ilginç bir başlık daha…

ilk önce seval pınarbaşı kimdir diye soranlara şunu söyleyeyim kendisi kocaeli üniversitesi inşaat mühendisliği bölümü yapı anabilim dalı öğretim görevlilerinden yrd. doç. dr. seval pınarbaşı. yok bu bilgi benim için yetersiz derseniz yazının yazıldığı tarihte üniversitenin web sitesinden aldığım ayrıntılı-formal bilgisine yazının sonunda ulaşabilirsiniz.gelelim bendeki kimdir sorusunun cevabına; aslında belki kendisi hatırlamaz ama seval hocayla bundan yıllar önce tanıştık ilk ben yurtdışına çıkma niyetiyle okuldan belge almaya gitmiş ve bölüme uğradığımda bölümün bir başka efsane hocası yrd. doç dr. fuad okay ın yanında tanışmıştık, onun sanırım bölümdeki ilk günleriydi. ilk tahayyülü çok güler yüzlü olduğuydu. ama gel zaman git zaman zaman ben tekrar bölümüme  döndüm ve  aldığım derslerden birinin hocası olarak, ki bu ders çelik yapılar oluyor, karşıma çıktı. gelin görün ki ders kazığın kazığı ve seval hoca tam da reşat nuri güntekin in ” acımak” isimli romanındaki  hoca hanım’ın idealistliği ve mükemmeliyetçiliğine sahip o yüzden kendisini ne zaman görsem hep acımak kitabı geldi aklıma  ilginç bi şekilde.

gelelim yazının çelik yapılar kısmına ;
size şöyle bi anektod anlatayım bir gün afçı arkadaşlarla çelikyapılar dersinin başlamasını beklerken konuşuyorduk, ki kendileri gece gündüz dersi hatim etme çabasında kütüphaneye kapanmışlar üniversite affetti ama seval hoca affetmez mantığında ha bire çelik yapılar 1 çalışıyorlar , aralarından biri; “yaa yok abi bu ders bize 3 gömlek fazla bırak ikiye anca 3 e yani çelik yapılar 1-2-3 şeklinde verilse anca 50 al geç yaparız naapcaz bilmiyorum”  demesi bendeki tüm ışığı açtı bende oturup hatim çabalarına koyuldum usul usul.  ikincisi de kendi yaşadığım bi olay üniversiteden bi arkadaşım baş harfi eray üniversite hayatı boyunca nerdeyse tabir caizse kitap kapağı açmadı ve dersleri her şekilde geçmenin bir yolunu buldu ama çelik yapılar dersine, artık 8. sınıf olmuştu, gelip bende çalıştı. adam oturup resmen çalıştı bir yandan da “ahh seval hoca beni çalıştırdın ya helal olsun sana”  deyip durdu. benim de gözler yaşarmış :p ne diyeyim tebrik ettim seval hocayı.

derste ise benim gözlemim şu; dersine girin; dinlemek zorunda veya dersi bilmek  zorunda değilsiniz oturun heyecanını izleyin. bu ne hareket bu ne tempo nasıl bir anlatım çoğu zaman kendisini yorulmak bilmeyen manga karakterlerine benzettiğimi burada itiraf edeyim tamam şimdi “heyuu” deyip havaya sıçrayacak dedim kendime kaç defa.  usul usul yazıyı fırsat bilip bunu da buradan söyleyeyim.

ayrıca yaptığı sınavlarda benim dönemimde atalet momentini baraj sorusu yapıp, atalet yapamayanın kağıdını okumaması, ki ben cisimlerin temel atalet momentini bilmezken dönemin sonunda en abidik gubidik şeklin ataletini bulabilcek kıvama gelmiştim,  ve sözel kısımda, sınavlarını sözel ve sayısal olarak çoook bol sorulu yapar, 0.5 ( sıfır nokta beş) puanlık soruyla kendimi altınları toplayan hugo gibi hissettirmesi de hala dudağıma gülücükler getiren başka bir efsanesidir.

gelelim  yazıyı neden yazdığıma; yazının devamını oku »

internetin en okunası blogu

melis_website

blogumda çoğu zaman karşılaşabileceğiniz bir isim vardır ” melo” yani kız kardeşim tam adıyla merve melis eryılmaz biz melis diyoruz mervesi kullanılmıyor anlayacağınız. herneyse kendisi zaman zaman güzide şiir ve müzik zevkiyle beni şaşırtsa da genel olarak takdir ettiğim bir kişiliktir, inanın kardeşim olduğu için torpil yok, tek torpil yazının başlığındaki gaz cümlesi bir nevi goy goy yapıyorum okuyucuya…

herneyse gelelim blogun hikayesine ;

melo uzun süredir bana “abi bana da bir blog aç” dese de nedense her seferine bir şekilde kaynatıyordum tabii gel zaman git zaman iki sene olmuş ben sallamaya başlayalı. melo sormaktan vazgeçmedi ben sallamaktan ama nerden bu aşk geldi bilmiyorum melo bakmış olacak gibi değil blogger a üye olmuş adım melodur imkanım budur diyerek kendi bayrağını açmış. blogun ismi çok güzel ” ben keyfim ve kahyası” bana da bi dokundurma var mı bilmem ama ben iyi niyetliyim” me myself and irene ” den çakmadır diyorum . adresi de biraz garip ; “http://meliserylmz.blogspot.com/” ben bile girerken zorluk çekiyorum naapalım ben de hala melise bir websitesi koratma aşkı oluşmadı nedense. bakalım benim keyfim ve kahyası ne zaman hareketlenir.

son olarak dün blogu okuma imkanım oldu ne yalan söyleyeyim beğendim gerçekten zevkle okunacak bir blog olmuş ben melisi tanıyorsam düzenli de yazar benim gibi tembel değildir e kalemi de kuvvetli bunlara ek olarak daha ne olsun…

melisin bloguna ulaşmak için buradan buyrun.

p.s.: melo yaızıyı beğenmiş belli; yazıyı okuduktan sonra cheese kek ve türk kahvesini kaptım …

devlet hastanesi kalitesinde özel = özel acıbadem hastanesi

acıbadem logo

birazdan okuyacağınız yazının aynısını özel acıbadem hastanesi veya sağlık grubunun genel merkezine telefon açıp ,ki maalesef diyemeyeceğim tahmin de etmiştim bir şikayet e-mail adreslerinin olmayacağını, müşter memnuniyeti hattından söz uçar yazı kalır diyerek gözde hanım dan aldığım aloacibadem@asg.com.tr  e-mail adresine gönderdiğim mailin aynısıdır;  yazının devamını oku »

fethiye dalış gezisi notları…

fethiye dalışı

bu hafta sonu söylemesem de fethiyeye gittik kousat yani kocaeli üniversitesi su altı topluluğu olarak. yine güzel mi güzel bir dalış gezisindeydim, yine eğlendik, daldık , gezip gördük ve dinlendik (yorulduk).  şimdilerde ise bana da anlatması kaldı ; cuma akşamı saat 8 de başlayan gezi pazartesi sabahı saat  6 da bitti e ekmek parası için çalışıyoruz(hüngür hüngür) direkt mesayi ye bende anca yavaş yavaş kendime geliyorum bakalım neler yapmışız…

  • gidiş yolu yine gram uykusuz bol muhabbetli, manzara seyri ve kitap okuma eşliğinde geçti
  • ilk dalışlarla beraber yine ne çok şey unuttuğumu görüp kendimi moron gibi hissettim
  • akşam otelin şöminesi karşısında nevizade isimli şarabı keşfettim güle güle ctesi merhaba nevizade
  • ihsan hocam da askerliğe başvurmuş devre olduk haydi hayırlısı
  • şu fethiyenin denizini beğenmedim bakalım biz  bişey göremedik herhalde 40 kişi …
  • yeni paletler gayet iyi; ölü fiyata böyle kaliteli ürün şans dedikleri bu olsa gerek
  • kahirenin hava durumuna bakıp fethiyeye gidersen olacağı nedir: donmaktır
  • ilk akşam yağmur , şömine ve şarap unutulmaz oldu (ikinci defa dedim üçüncü de olacak)
  • gizem ( nam-ı diğer organizatör de oluyor) kop kop ta yaptırdı bize gerçi yine bi kaçmanın yolunu bulsamda 5 dakika ben de kop kopa eşlik ettim ( fethiye de kop kop bananas ta rock chakra da )
  • su altında ya tüp biterse sorusunun cevabını aldım; 4,5 atıyorsun hatta 5.5 ve tabiiki benim gibi ahtapota üflemden emersen 3 ağız dolusu da su yutup ihsan hocanın yedeğine yeni gelin gibi saldırıyorsun, rezalet…
  • dalarken elimi kolumu çok oynatıyormuşum bc siz pörtlememden ortaya çıktı en iyisi ele bi fener alıp ellerden birini doldurmak sonrasında da baktım yine hareket durulmadı diğer ele de foto makinası ile çözüm bulacağız :)
  • pazar günü tekne amirliği görevini bana verdiler tüm yatış hayallerim uçtu gitti. tekne amirliği yorucu işmiş öğrendim,
  • yaşar kaptanın serdümenleri abilerimden rodeo pozisyonunu öğrendim ( bana kalsın)
  • numan hoca pisuvar eğitimi verdi :)   (maalesef  buda o an erkekler tuvaletinde olanlara kalsın)
  • dalış brefinglerinde not alarak konuşmaya karar verdim diyeceklerimi unutuyorum gerçi o zamanda muhabbetin dibi gelmeyecek ama denemeli bi …
  • fethiye hava 20-23 arası su 15-18 derece arası
  • yaşar kaptan gittiğimiz her koyu alladı pulladı ama hiç bişi göremedik bakalım bir sonraki fethiyede yine aynısı olursa zevkinden şüphe edicem.
  • afyonda ikbal sucuk yenmez onun yerine cumhuriyet sucuk yenir öğrendik,
  • 3 kişi 20 dakika içinde duş aldık hakkını da verdik …
  • otobüsün en rahat yeri ortasıymış dönüş yolunda kartonları orta hatta koyup üstünde sallana sallana uyuduk (ben , okan, emrah hoca)
  • kulüpten izin alınmadan korsan dalış yapmamalı sonra rezaletin biri bin para oluyor (yaktın beni serhan)