ut aliquid fieri videatur

sarhoş atlar zamnından bir sahne

“uludere ve sarhoş atlar zamanı” başlığı eminim ki birçok okuyucuda enis saçmalıyor fikrini uyandırmıştır. beni takip edenler ise böyle tabiri caizse alengirli başlıklar atmayı ve mutlaka bağlı başlıklar attığımı bildiklerinden bakalım nereye varacağız hissini uyandırmıştır.
konumuz uludere de sınırdan kaçakçılık yapanlara yapılan bombalı saldırı ve 35 ölü üstüne pek tabii ki de hepsi de uludere köyünden. bazıları uludere bombalaması demeyi bazıları ise uludere katliamı demeyi uygun görüyor her neyse. konu hakkında hemen herkes sınırdan köylülerin ne geçirdiğini nasıl geçirdiğini, doğrusunu yanlışını merak ediyor, örenmek istiyor.

YouTube Preview Image

burada başlığın ikinci yarısı devreye giriyor.  uzun zamandır sevdiğim ve takip ettiğim, filmlerinin  birçoğu cannes film festivalinden ödülsüz çıkmayan ve nerdeyse tüm eserlerinde iran kürtlerini ele alan, iran’ın  yönetmen bahman ghobadi ‘ nin muhteşem filmi “a time for drunken horses – sarhoş atlar zamanı” orijinal ismi ile “zamani barayé masti asbha”. yıllar önce izlediğim ve oldukça etkilendiğim film kısaca; iran’ın sınır köylerinde yaşayan ve babası ölen bir çocuğun ailesinin yükünün üstüne kalması üzerine  sınır kaçakçılığı yapmasını ele alıyor diyebiliriz kısaca ve spoiler yapmadan.
sınır kaçakçılığı katırların üzerinde nasıl yapılıyor, neler oluyor bu çocuklar nasıl kullanılıyor görme ve öğrenme fırsatı bulmamızı sağlıyor. daha da ilginç tarafı film iran da geçmesine rağmen bize ne kadar da benziyor.

konu hakkına merakı olan herkesin izlemesini tavsiye ederim.

sarhoş atlar zamanı imdb sayfası için buraya ,

bahman ghobadi hakkında wikipedia ne demiş öğrenmek için şuradan buyurun.

2012 tebrikşükela bir yılbaşı daha huzurlarımızda. dün 60′lar basım kalpazanlar isimli kitabı okurken altı çizilmiş bir kelime gördüm hemen google amcaya sordum sonra da o yıllarda ki benim çocukluğumda da öyleydi bir kelime bulmak için ansiklopediye bakmak gerektiği aklıma geldi ve tabii ki ondan önce ansiklopedide kelime aramayı bilme gerekliliği. şimdilerde ise “ google’da ara” ki türkçe bakımından hatalı yazım var, türkçede ekler yazıldığı şekline uygun ses uyumunda konur ama tabii google türkçe’yi takmaz ve hatalı türkçeyi hepimiz yeriz bir güzel, demek yeterli oluyor aradığını bulmak için.
bu arada söylemeyi unuttum lafa daldık yeni yılınız kutlu olsun. gerçi bilenler bilir ben yeni yılları hiç sevmem :) .

aşağıda the piccadilly revels band ın 1927 kayıdını dinleyebilirsiniz; tabii 1920 ve 1930 ların yeni yıl kutlamalarının fotoğrafları eşliğinde, yani eski yeni yıllarla final yapıyoruz.

YouTube Preview Image

port.fm

tamam, kabul ediyorum biraz iddialı (arkadaş bir insan her iddia yazışında imla kılavuzuna mı; bakar) oldu ama idare edeceğiz artık çünkü kafamda dönen sonsuz döngüler arasında yazı için anca bu başlık çıktı.

efendim konumuz port.fm yani bir internet radyo kanalı. ben nasıl denk geldim nasıl buldum inanın hatırlamıyorum ama mantığı basit 1920’li yıllardan itibaren 2000’li yıllara kadar 10’ar yıllık aralıklar ile seçtiğiniz dönemin müziğini direkt dinleyebiliyorsunuz üyelik istemiyor, soru sormuyor. zaten en güzel tarafı daha doğrusu yazıya mahzar olma şerefine ermesi de bu yüzden.

galiba biz erkekler yaşlandıkça herşeyin az soru soranını sevmeye başlıyoruz anladığım kadarıyla işlevsel olsun fazla sorgulamasın :)

port.fm sitesine buradan ulaşıp hemen istediğiniz yıllara ait müzikleri dinlemeye başlayabilirsiniz.

meşhuur şarkımız üsküdara giderken yabancılar daha çok katibim diye biliyor şarkıyı.

bugün amma da çok yorumlamışlar dedim şarkıyı ve belli başlı veriyonları bir araya topladım hem de stresli bir haftayı müzikle, nostaljiye, hafif bir gülümsemeyle bitireyim istedim

  • en başa meşhur eartha kitt versiyonu  tabii ki

YouTube Preview Image

  • françoise atlan – üsküdar’a gider iken ; pas geçilemeyecek bir yorum mutlaka dinlenmeli

YouTube Preview Image

  • pink martini üsküdar’a gider(i)ken; sahnede izleyicilerle beraber söylüyorlar. Devamını okuyun »

asce logo banner

bugün konumuz inşaat proje yönetimi  ve 25 yılın en iyi makaleleri. tabii neye göre en iyi sorusunun cevabı ise asce, american society of civil engineers yani bizdeki karşılığı amerika inşaat mühendisleri odasından ,tercüme edersek, ödül alan 25 makale.

yazının burasında birebir çeviri ile tercüme arasındaki ince çizgi ye de dikkat çekerim ingilizcede de bu ayrım var çünkü çalıştığım bir amerikalı denetmen ile bunu uzun uzun tartışmıştık oradan beri dikkat ederim aradaki farka çeviri yani bire bir aynen türkçe karşılığa çevirme “translate”, tercüme etmek yani yorumlamak ise “interpret”.  buradan da çevirmen ile tercüman arasındaki farka ulaşmış oluyoruz tabii konunun da dışına taşarak, konuya geri dönelim.

asce’nin mühendislik yönetimi dergisi 25. yıl şerefine her yıl bir adet olmak üzere 25. yılın en iyi makalelerini bedava olarak kullanıma sunmuş. tek yapmanız gereken e-mail adresinizi girmek o kadar.

benim makaleler arasında seçtiklerim ise ;

“managing a branch offıce, john h. robinson, jr – jan. 1989.” taa 1989 da şu anda türk firmaları yaşadıkları sorunları amerikalılar yaşıyormuş.

ve

“making managers of engineers, peggy morrison-oct 1986” klasik sorundur herhalde bu mühendisten yönetici olma sorunu J .

bu örnekler diğer 25 örnekten sadece bazıları.  tüm makaleleri okumak ve indirmek için buraya buyurun.

Etiket Bulutu