ut aliquid fieri videatur

YouTube Preview Image

endüstriyel dağcılık şu anda çalışmakta bulunduğum şirketim dolayısı ile zaten öğrendiğim bir branş. ama meraklı ben ki kediyi merak öldürür derler, konu hakkında araştırma yapma ihtiyacı doğurdu. konu hakkında yapılmış tam bir araştırma  yoktu bende makalesini yazmaya başladım ,nasıl bir çözüm insanı ama; yoksa kendin yap, yakında biter yayınlarım. Bu sırada yukarıda görebileceğiniz videoya denk geldim

yıl 1932 yer boulder barajı şimdi ki ismi hoover barajı. baraj vadisinde bulunan gevşek kayaların düşürülmesi lazım ,anti parantez türkiye de hala birçok barajda böyle bir uygulamayı buna benzer yöntemlerle yapıyorlar hatta bu kadar bile yapılmıyor maalesef, bunun üstüne yüksek kazıyıcılar “high scalers” diye tabir edilen bir işçi grubunun  oluşmasına vesile oluyor şimdilerde endüstryiyel dağcılık veya alpinizim diye tabir ettiğimiz meslek hakkında bulabildiğim en eski örnek olur hoover barajı.

devamını artık detaylı şekilde makalede yazacağım spoiler olmasın esinlenilmesin şimdilik ;)

özellikle yüksekte çalışma eğitimi veren iş güvenlikçiler ve alpinistlerin hoşuna gideceğine emin olduğum barajın inşaatının videoları için buraya ,

yüksek kazıyıcılar için oluşturulmuş web sitesi için şuraya tıklayabilirsiniz.

 

600 yalovalı

uludağ üniversitesi ali durmaz makin mühendisliği bölümü
600 yalovalı başlığı tahmin edebileceğiniz gibi 300 spartalı filminden alıntı. gelelim nereden bu noktaya geldiğimize; bildiğiniz gibi genel yaşam programım üstüne her ay bir sınava giriyorum yani sınav pazarının en iyi müşterisiyim neredeyse yurt içi yurt dışı sınav kurumlarına avuç avuç parayı akıtmaktayım. bu sınavlardan biri de 2011 akademik personel ve lisansüstü eğitimi giriş sınavı (ales) idi.
geçen aylarda kendime vakit ayırıp hızlıca yalova üniversitesinin ösym bürosuna gittim ve ales’e kaydımı yaptırdım sınava nerede gireceğim sorusuna ise cevabım belli; yalova daha doğrusu ben öyle zannediyorum. Devamını okuyun »

oira logo

bugün bedava risk analizi daha doğrusu oira interaktif risk analizi projesini ele alıyoruz. son dönemde üstünde durduğum her işyerine bir risk analizi lazım haklı cümleciğinin ülkem tüccar terzi agopları (bknz. terzi agop fıkrası) sayesinde iyice saçma sapan bir hal aldığı dönemde konu hakkında detaylı bilgisi olmayan acemiler için bende bir amme hizmetinde bulunayım istedim.

karşınızda oira interaktif risk analizi aracı var tamamen bedava olan yazılım orta ve ufak işletmelerin risk analizini yapan bir araç. tamamen bedava risk analizi yaptırabileceğiniz bir araç. Tek kusuru var şu anda ingilizce olması ama çevirisi hızla yapılıyor bilginize.

proje avrupa birliği projesi bunu da belirtmeden geçmeyelim

oira projesinin web sayfası için buradan buyurun.

kesin blogun bir yerlerinde yazmışımdır ,an itibarı ile çok üşengeç olduğum için bakmadım, son dönemde proje yönetmi üstüne kendi çapımda parçalanmaktayım ne yapsam nasıl yapsam v.s. böyle debelenme halinde iken karşıma birden istanbul proje yönetim derneği çıktı. tamam dedim ilacım burası hemen ma tabii ayrıntı da bilmiyorum konu hakkında aradım derneği gayrimenkul geliştirme ilgi grupları olduğunu öğrendim mail grubuna kaydımı yaptılar sağolsunlar.  Gel zaman git zaman dün en son bir tanışma maili attım ve ardından İstanbul Proje Yönetim Derneği(İPYD) YK Baskanı Tolga Özdemir sağolsun gel dedi 7. uluslar arası proje yönetimi günü kapsamında bir toplantımız var biz orada olacağız tanışırız. Tabii ben teklife balıklama atladım mutlu da oldum olumlu geri dönüşe.

Başka ilgili arkdaşlar vardır diye de paylaşmak istedim bilgiyi belki sizin de ilinizde veya size yakın bir ildedir etkinliklerden biri, tabii önceden kayıt isteniyor unutmadan ekleyeyim.

 Uluslararası Proje Yönetimi günü her yıl Kasım ayının ilk Perşembe günü Projelerin, Proje Yöneticilerinin ve Proje Takımlarının başarılarını takdir etmek için tüm dünyada bir dizi aktivite ile kutlanmaktadır. Türkiye ayağı, IPYD ve PMI TR ortak organizasyonu ile Istanbul, Ankara ve İzmir’de aynı anda aşağıda verilen program çerçevesinde yapılacak aktiviteler ile gerçekleştirilecektir.

İSTANBUL aktivite bilgileri

Etkinlik Tarihi      : 3 Kasım 2011 Perşembe 19:00 – 21:30

Etkinlik Mekânı    : BÜMED Burç Restoran

Adres : Boğaziçi Üniversitesi 6 Nolu Lojman Yanı    Rumelihisarı  Sarıyer / İstanbul

Tel : 0212 265 22 99

Konuşma Teması  : Teknoloji Dünyasında Proje DeneyimiKonuk

Konuşmacı : Hakkı ALKAN (Shiftdelete.net Genel Yayın Koordinatörü)

ANKARA aktivite bilgileri

Etkinlik Tarihi      : 3 Kasım 2011 Perşembe 19:00 – 21:30

Etkinlik Mekânı    : ODTÜ MD Vişnelik Tesisleri

Adres : 428. Sok.  100.Yıl      Ankara

Tel : 0312 287 73 38
Konuk Konuşmacı : Işın METİN  ( Bilkent Senfoni Orkestrası Şefi )

İZMİR aktivite bilgileri

Etkinlik Tarihi      : 3 Kasım 2011 Perşembe 19:00 – 21:30

Etkinlik Mekânı    : Le Cigale Restoran

Adres : Cumhuriyet Bulvari No: 152 Fransız Kültür Merkezi   Alsancak/ Izmir

Tel : 0232 421 47 80

Konuşma Teması  : Yerel Yönetim Proje Deneyimi “ Cittaslow & EXPO

Konuk Konuşmacı : Tunç SOYER  (Seferihisar Belediye Başkanı)

penguen ve katil balina karikatürü

penguenler, deprem ve biz; yine o çok sevdiğim garip üçlemelere bir yenisini eklediler. eminim sizde her türk gibi sorulduğunda evinde 7/24 belgesel kanallarıdan biri mutlaka açıktır, konu hakkında benim inancım tam. o yüzden şöyle diyelim; ” penguenlere saldıran katil balinalar” ın bulunduğu bir belgesele (vahşi yaşam belgeseli de diyebilirdik ama karıştırmayalım olayı) denk gelenler bilir ama ben bilmeyenler için söyleyeyim. penguenler, penguen penguen sahilde takılmaktadırlar tam bu sırada katil balina hamlesini yapar sahile kadar gelir ve dikkati dağılmış penguenlerin arasına dalar ve birkaçını kapar. bunun üstüne tüm penguenler çığlık atmaya başlar topluca ama nasıl bir hengame her penguenden bir ses, arada bazı penguenlerden sesi daha çok çıkanlardan daha fazla ses işitilir. velhasılı bir müddet sonra önce en çok bağıran sonra diğerleri yavaş yavaş susmaya başlarlar. Şimdi bu noktada benim dikkatimi hep şu çekmiştir; penguenler bağırırken hiçbirinde de bir adım geriye gitme, arkayı sağlama alma hamlesi olmaz ama bağırış çağırış on numaradır. sonra ikinci posta saldırı,  üçüncü posta saldırı, … bu böyle devam eder.

gelelim deprem kısmına deprem bizim coğrafyamız için ortlama iki yılda bir olan doğal bir doğa olayı. yani biz bu topraklarda yaşasakta yaşamasakta buralarda mevcut halde deprem olacak, doğanın bize bir garezi yok. sorun bizde; fay hattının yerini değiştirdiğimizi ( bknz. erzincan il encümen kararıdır) kendisine ibraz edemediğimizden arıza çıkartıyor gibime geliyor. devlet büyüklerimiz yakında meclisten bunu kararını çıkartır işi garantiye almak için de resmi gazeteden yayınlar o zaman görürüm ben fay hattını nasıl tıpış tıpış yer değiştiriyor.

bizi ise tariflememe gerek yok ama cem karaca yıllar önce aşağıdaki şarkıda tariflemiş.

YouTube Preview Image

uzun lafın kısası yıllardır hep aynı terane benim hatırladığım en az 4 sağlam deprem var ama kardeşim her deprem sonrası hep aynı konular aynı şefkle konuşulur mu?, konuşuluyor. van depremi sonrası tepkisiz hallerimi görenler biraz kızdı biliyorum ama arkadaş neyin tepkisini vereyim. olay basit şimdi herkes bir ağızdan isyan edecek, herkes bağırış çağırış içinde olacak bir müddet sonra önce medya sonra halk susmaya başlayacak ve hayat aynen devam edecek, sonra ikinci posta deprem, üçüncü posta deprem, … bu böyle devam edecek. aaa ne kadar da çok penguenlere benzedi değil mi! ;)

p.s.: ingilizce bilmeyenler için:
öndeki penguen : “ilk ben mi gitmek zorundayım”
arkadakiler: “takımda ben diye birşey yoktur dave.”

Etiket Bulutu